Bir tarihçi, Osmanlı padişahlarının tahta çıktığında yayımladıkları cülus fermanlarının ortak içeriğini şöyle özetler: Hükümdarlığın Allah'ın lütfuyla babadan oğula intikal ettiği vurgulanır; devletin ileri gelen görevlileri, ilim adamları ve askerî ocaklar yeni padişaha bağlılık bildirir; padişah adına hutbe okunup para bastırılması hükümranlığın nişanesi sayılır; tahta çıkış haberinin memleketin dört bir yanına ulaştırılıp halkın bundan haberdar edilmesine özen gösterilir.
Bu bilgilere göre Osmanlı Devlet yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Özet; ilahi kaynaklı hükümdarlık anlayışını (E), ulemanın bağlılığının meşruiyete katkısını (C), hutbe-sikke gibi egemenlik sembollerini (B) ve tahta çıkışın halka duyurulmasını (D) açıkça içerir. Ancak metinde soylu ailelerin yönetimde belirleyici olduğuna dair hiçbir ifade yoktur; aksine yetki tek bir hükümdarda toplanmıştır. Bu yüzden A söylenemez. En güçlü çeldirici C'dir çünkü ulemanın bağlılığı bir zümre onayı izlenimi verip aristokrasiyle karıştırılabilir; ama bu dinî meşruiyet göstergesidir, soylular sınıfının yönetime ortak olduğu anlamına gelmez.