18. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı sarayı, Avrupa'dan getirtilen ipekli kumaş ve çiniye duyulan rağbet yüzünden hazineden ciddi miktarda altının yurt dışına çıktığını fark etti. Bunun üzerine dönemin sadrazamı, İstanbul içinde çini fırınları ve kumaş dokuma atölyeleri kurulmasını sağladı; saray mensuplarına da yerli kumaştan dikilmiş kaftanlar giydirerek üst tabakayı yerli üretime yönlendirmeye çalıştı.
Bu uygulamaların, dönemin Osmanlı ekonomisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisinin gerekliliğine dayandığı söylenebilir?
İthal kumaş ve çiniye ödenen paranın önüne geçmek için atölyeler kurulması ve saray çevresinin yerli mala yönlendirilmesi, eldeki imkânlarla yerli bir üretim kapasitesi oluşturulması gerektiği düşüncesine dayanır. En güçlü çeldirici D'dir; ancak parçada gümrük vergilerinden hiç söz edilmez ve sorunun kaynağı vergi oranları değil yerli üretim yetersizliğidir. E de elenir; Osmanlı Devleti'nin ilk dış borcu çok daha sonra, 1854'te alınmıştır ve parçada borçlanmaya dair bilgi yoktur. Kural: uygulamanın gerekçesi, metindeki soruna (ithalata bağımlılık ve altın çıkışı) doğrudan çözüm oluşturan seçenekle eşleştirilir.