Mimar Selim Aydoğan, meslek hayatı boyunca doğru bildiğini kimin karşısında olursa olsun söylemekten kaçınmadı. Şehrin gelişigüzel büyüdüğünü gördüğünde bunu toplantılarda - - - - dile getirdi, eleştirilerinden asla geri adım atmadı. Aydoğan aynı zamanda - - - - bir düşünürdü. Otuz yıl önce kaleme aldığı raporlar bugün okunduğunda, yaşadığımız trafik sıkışıklığının ve yeşil alan sorununun onun tarafından çok önceden fark edildiği açıkça görülür.
Metinde boş bırakılan yerlere, anlam akışı dikkate alınarak sırasıyla hangi seçenekteki sözcükler yerleştirilmelidir?
Birinci boşluğun öncesinde Aydoğan'ın doğru bildiğini kimin karşısında olursa olsun söylediği, sonrasında da eleştirilerinden geri adım atmadığı anlatılır; boşluğa korkusuzluk bildiren “yüreklice” uyar. İkinci boşluktan sonraki cümle, otuz yıl önce yazdığı raporlarda bugünün trafik ve yeşil alan sorunlarını önceden gördüğünü kanıt olarak sunar; bu da “ileri görüşlü” olmaktır. En güçlü çeldirici B'dir: “ölçülü bir dille” ilk boşluğa kulağa uygun gelir, ama metin onun üslubunun yumuşaklığından değil cesaretinden söz eder; “alçakgönüllü” ise önceden görme kanıtıyla hiç ilişkili değildir. Kural: boşluk doldururken her boşluğun hemen ardından gelen açıklayıcı cümle anahtardır; boşluğa gelen sözcük o cümlenin kanıtladığı niteliği adlandırmalıdır.